Ana içeriğe atla

Görmek: Vaka Formülasyonu ve Danışmanlık Pratiği Üzerine Notlar

✦ Teknopsikoloji Blog · 2026

Vaka Formülasyonu
ve Danışmanlık
Pratiği Atölyesi

Bir atölyenin bıraktığı izlerin dökümü —
notlar, düşünceler, sorumluluk.

Klinik Notlar Çocuk Terapisi Vaka Formülasyonu

Bazı günler vardır; üzerinize bir şey çöker. Ağır değil, tam tersine hafifletici bir çöküş bu. Sanki uzun süredir aklınızın bir köşesinde asılı duran sorular, o gün birer birer yere iner ve yerli yerine oturur.

Bu atölye, benim için böyle bir gündü.

Sabah kapıdan girerken taşıdığım sorularla, akşam çıkarken taşıdıklarım aynı değildi. Bazıları netleşmişti. Bazıları derinleşmişti. Bazıları ise bambaşka sorulara dönüşmüştü — ki bu, öğrenmenin en güzel işaretidir.

Danışmanlık pratiği ve çocuk terapisi üzerine iki ayrı eksende ilerledi bu atölye. Ama ben orada oturup not alırken fark ettim ki aslında tek bir şey öğreniyorduk: Görmek. Önce danışanı görmek. Sonra çocuğu görmek. Ve belki en zoru: Kendimizi görmek.

Bu yazı, o günün bende bıraktığı izlerin bir dökümüdür. Bir yerleşme hissiyle, heyecanla, merakla ve derin bir sorumluluk duygusuyla aldığım notların üzerine düşünme halidir.

Hocalarıma içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Bildiklerini değil, nasıl bakıldığını öğrettiler. Teknik aktarmakla yetinmediler; bir tutum, bir duruş, bir etik bıraktılar geride. Bunun için minnettarım.

Bölüm 1 — Çerçeve ve Etik
01
Başlamadan Önce Ne Bilinmeli?

Terapi, Kapıdan Girip
Koltuğa Oturmakla Başlamaz.

Anamnez Olmadan Terapi Olmaz

Danışanı tanımadan,
anamnez almadan
terapiye başlanmaz.

Anamnez sadece veri toplamak değil, danışanı tanıma sürecinin kendisidir. Her sorunun cevabı, her bırakılan boşluk, her kaçılan konu bir anlam taşır.

Özellikle tekrarlara dikkat etmek gerekir. Ebeveyn ya da danışan aynı konuya defalarca dönüyorsa, bu bilinçdışı bir vurguyu işaret eder. Neyin çok söylendiği kadar neyin hiç söylenmediği de tanı ve formülasyon açısından altın değerindedir.

✦ Veri Değil — Tanıma Süreci

Asla Tanı Koymuyoruz

Psikolojik danışmanın tanı yetkisi yoktur. Bu psikiyatristin ve klinisyen psikoloğun alanıdır. Tanı koymak mesleki sınırı ihlal eder, hem yasal sorun yaratır hem de danışana zarar verebilir.

Ama tanıyı bilmek ve anamnezde fark edebilmek bambaşka bir şeydir. Tanımak ile tanı koymak arasındaki bu ince çizgi, etik pratiğin bel kemiğidir.

Her Adım Kayıt Altında OlmalıYapılan, karar alınan, gözlemlenen, uygulanan, refere edilen… her adım tarih, saat ve seans numarasıyla dipnot edilmelidir. Bu notlar, hem vaka formülasyonlarında hem de gerektiğinde resmi kurumlara bildirim yaparken paha biçilmez bir koruma ve rehber işlevi görür.

Seans Dışı İletişim

Sınır, Danışana Verilen
En Terapötik Hediyedir.

Seans sonrasında danışanın yalnızca mesaj atması bile terapötik çerçeveyi zedelemeye başlar. Zaman içinde danışan terapisti bir kurtarıcıya dönüştürür. Bu aktarım, bağımlılık örüntüsü ve sorumluluk transferine zemin hazırlar.

✦ Kurtarıcı Tuzağı
Bölüm 2 — Tanıma Sanatı
02
Anamnez · Formülasyon · Görme Becerisi

İyi Bir Terapist,
İyi Bir Gözlemcidir.

Psikoloji sembolü
Tanıma Sanatı
Doğum Anamnezi ve Gelişimsel Hikaye

Her Boşluk,
Her Kaçınan Konu
Anlam Taşır.

Çocuk terapisinde süreç, yetişkin terapisinden çok farklı başlar. Doğum hikayesi; erken bağlanma örüntüleri, travma pencereleri ve gelişimsel kritik dönemler hakkında muazzam ipuçları taşır.

Normal mi, sezaryen mi, erken doğum mu? Anne anksiyeteli miydi? İlk temas nasıldı? Bunların hepsi çocuğun nörolojik ve duygusal gelişimini şekillendirir.

Geç Gelen Bilgi

Formülasyon Canlı Bir
Belgedir — Sil Baştan Yap.

Danışan bir bilgiyi başta saklamış ya da hatırlamamış olabilir. Bu yeni bilgi, tüm formülasyonu kökten değiştirebilir. Esneklik ve revizyona açıklık, iyi bir terapistin vazgeçilmez özelliğidir.

Vaka formülasyonu canlı bir belgedir, bir kez yapılıp kapatılan değil, her seansta yeniden nefes alan bir metin.

✦ Revizyon = Olgunluk
Aile Dinamiğini Görmek

Danışanın Sorunları
İzole Değildir.

Sistem içinde şekillenir. Bu yüzden şu soruyu mutlaka sormak gerekir:

"Evinizde sizden başka yaşayan insanlar var mı? Varsa kimler?"

Basit görünen bu soru, aile sistemini, ittifakları, güç dengelerini ve ev içi atmosferi ortaya döker.

Lohusa sendromu mu, eski travma mı? Doğum, birçok eski travmayı yeniden tetikleyebilir. Anamnez bu yüzden kritiktir: Görünenin ardına bakmayı öğretir.

Enneagram

Pratik Bir Formülasyon Aracı: 9 Temel Kişilik Tipi

Enneagram, 9 temel kişilik tipini tanımlar. Klinik bir tanı aracı değildir; ancak kişilik yapısını, savunma mekanizmalarını ve ilişki örüntülerini anlamak için pratik bir çerçeve sunar. Hem danışanın kendini tanımasında hem de terapistin formülasyon yapmasında yardımcı olur. Telefon uygulamaları üzerinden kolayca erişilebilir olması da büyük bir avantajdır.

Renkli eller
Bölüm 3 — Terapötik İlişki

Terapist Kim Olmalı,
Kim Olmamalı?

Burası Öğüt Verme Yeri Değil

Danışanın Kendi
Çözümüne Eşlik Etmek.

Terapi, yönlendirme veya onay kurumu değildir. İyi de gelebilir, kötü de. Danışan çözüm almak için gelir; ama terapistin işi çözüm vermek değil, danışanın kendi çözümüne ulaşmasına eşlik etmektir.

Bu farkı içselleştiremeyen terapist zamanla tükenir ve danışanı bağımlı kılar.

"Önünüzde üç tane kapı var. Bu kapılardan hangisini kullanacağınız size kalmış. Psikolojik danışma hizmeti bu kapılardan birisini araladığınız zaman uzaktan süzülen bir ışık gibidir."

Danışan Sizi Test Ediyor Olabilir

Savunmaya Geçmeden
Tutarlı ve Sakin Kal.

Özellikle çok terapist değiştirmiş danışanlar, 'bu da işe yaramaz' beklentisiyle gelir. Bu bir sınav değil, geçmiş hayal kırıklıklarının aktarımıdır. Terapist bunu fark etmeli ve savunmaya geçmeden, tutarlı ve sakin kalmalıdır.

✦ Aktarım Farkındalığı
"Ben Değişemiyorum" Algısı

Bu İnancı
Merakla İncele.

Danışanın 'değişemiyorum' inancı çoğunlukla bilinçdışı bir koruma işlevi görür. Terapistin görevi ne onaylamak ne de çürütmek — bu inancı merakla incelemek ve altındaki korkuyu açığa çıkarmaktır.

İlişki iyileştirir, ama sorumluluk daha fazlasını gerektirir. Sorumluluk ve eylem olmadan içgörü tek başına dönüşüm yaratmaz.

Terapi Sonrası Kötüleşme Normal OlabilirSavunmaların çözülmesi, geçici kötüleşmeye yol açabilir. Bu terapistin başarısızlığı değil, sürecin doğal bir parçasıdır. Terapist herkesi iyileştiremez — ve bunu kabul etmek tükenmişliği önler.

Bölüm 4 — Müdahale: Teknikler ve Klinik Akıl Yürütme
04
Her Sorunun, Her Sessizliğin Arkasında Bir Mantık

Terapi Bir Sohbet Değildir.

"Yapmadığın İçin Kötü Hissediyorsun"

Çoğu Danışan
Duygu-Eylem Sırasını
Tersine Koyar.

'Hissetsem yaparım.' Oysa gerçek şudur: Yapmak, hissi değiştirir. Davranışsal aktivasyon ve bilişsel terapi pratiğinin özü bu cümlede saklıdır.

"En Kötü Ne Olabilir? Olsun" Tekniği

Abartılı Korkunun
Gücünü Kırmak.

Danışanın felakete uğrama beklentisini somutlaştırıp gerçeklikle karşılaştırmak, abartılı korkunun gücünü kırar. Bu Sokrates tarzı sorgulama, bilişsel çarpıtmaları gidermede büyük bir katkı sağlar. Aynı zamanda danışana başa çıkabileceğini keşfettirir.

Fobide Kaçınmayı Kırmak

Fobide Kaçınma, Korkunun Pekişmesine Yol Açar.

Kaçtıkça korku büyür. Terapötik müdahale, güvenli alana çekilmeyi engellemek ve kademeli ya da doğrudan yüzleştirmeyi sağlamaktır.

Bu noktada iki yöntemi birbirinden ayırt etmek önemlidir: Sistematik duyarsızlaştırma, hiyerarşik adımlarla ve rahatlama teknikleriyle yavaş ilerler. Maruz bırakma ise daha sert ve doğrudandır. Her iki yöntem de etkili olmakla birlikte, danışanın profili ve kapasitesi gözetilerek seçilmelidir. Yanlış tercih danışanı travmatize edebilir.

Kendini Açma Becerisi

Dozaj Kritiktir:
Danışana Hizmet mi,
Kendine mi?

Terapistin kendi deneyiminden paylaşması, özellikle ergenlerde 'sen beni anlayamazsın' duvarını yıkabilir. Ama fazlası terapiyi sıradan bir sohbete dönüştürür. Kural şudur: Danışana hizmet ediyorsa paylaş, kendine hizmet ediyorsa paylaşma.

Distimi: Sessiz Seyreden Kronik Tablo

Sürekli 'Biraz Kötü'
Hissi Normalleşmiş Olabilir.

Her seans arası danışan regresyon gösteriyorsa ve her terapiye olumsuz duygularla başlıyorsa distimi ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekir. Distimi akut depresyon kadar belirgin değil, ama kronik ve sinsi seyreder.

İzleme Seansları: Terapi ani bitmez — kademeli sonlandırma ve izleme seansları, danışanın kazanımlarını koruyup korumadığını değerlendirmek için şarttır.

Mandala
Bölüm 5 — Çocukla Çalışmak

Oyun Bir Teknik Değil,
Çocuğun Dilidir.

Oyun Odasına Ebeveynden Bağımsız Girmek

Güvenli Bir
'Üçüncü Alan'
Oluşturmak

Ebeveyn odadayken çocuk sansür uygular — hem davranışsal hem duygusal. Terapist ile çocuk arasında güvenli bir 'üçüncü alan' oluşması için fiziksel ve psikolojik ayrışma şarttır.

Oyuncakların Sembolik Dünyası

Oyun odasındaki her oyuncağın temsil ettiği bir duygu, düşünce, aktarım, sembol ve imgesi vardır. Asker figürü saldırganlığı, bebek öz-bakımı, canavar ise korku ve öfkeyi temsil edebilir.

Terapist bu sembolleri okumak zorundadır.

Dışarıdan Oyuncak Getirmemek

Nesne İlişkileri
Teorisi Açısından
Kritik Bir Kural.

Oyun odası nesneleri nötr ve terapistin kontrol alanındadır. Çocuğun kendi oyuncağını getirmesi, terapötik süreci dışarıdan gelen bağlanma nesneleriyle karmaşık hale getirir.

"Oyun Abisi/Ablası" Kimliği

Yatay ve
Yargılamayan
Bir İlişki

Otorite figürü olan bir yetişkine karşı çocuk kapanır. Doktor, uzman, öğretmen değil — oyun abisi ya da ablası olmak, yatay ve yargılamayan bir ilişki kurar. Bu kimlik, terapötik ittifakın ta kendisidir.

Çocukla Konuşma DiliYasaklayıcı dil çocukta savunmayı tetikler. Bunun yerine şöyle bir açılış yapmak çok daha etkilidir:

"Olur, bu çok güzel bir fikir. Ama…"

Onaylayıcı bir açılış, çocuğun duyulduğunu hissettirip ardından sınırı kabul etmesini kolaylaştırır. 'Ama' boşluğunu çocuğun tamamlaması ise içselleştirmeyi destekler — kendi sınırını kendisi koyar.

Bölüm 6 — Gelişimsel Perspektif
06
Zamanlamanın Önemi

Çocuklukta Bazı Kapılar
Belirli Bir Dönem Açık Kalır.

Sünnet Zamanlaması ve Oedipus Kompleksi

3–6 Yaş: Fallik Dönem
ve Beden Bütünlüğü

Psikanalitik perspektiften 3-6 yaş arası fallik dönem ve Oedipus kompleksi dönemidir. Bu dönemde çocuk zaten beden bütünlüğü ve cinsel kimlik üzerine yoğun kaygılar yaşar. Sünnet bu dönemde yapılırsa kastre edilme kaygısıyla örtüşebilir ve derin bir iz bırakabilir.

Bu yüzden ya 2 yaşından önce ya da 6 yaşından sonra önerilmektedir.

Tuvalet Eğitimi: Kontrol ve Utanç

Anal Dönem:
Kontrolün İlk
Öğrenildiği Evre

Psikanalitik açıdan anal dönem (18 ay-3 yaş) kontrolün ilk öğrenildiği evredir. Katı, zamansız ve tepkili bir tuvalet eğitimi obsesif örüntüler, kontrol kaygısı ve beden üzerindeki utanç duygusuyla ilişkilidir.

Ekran Süresi: Kaç Dakika Değil, Nasıl?

Önemli Olan Süre Kadar, Ne İzlendiği ve Nasıl İzlendiğidir.

Ebeveynlerin en çok sorduğu soru şudur: "Peki tam olarak kaç dakika?" Uluslararası kılavuzlar bu soruya artık şöyle yanıt veriyor: Önemli olan süre kadar, ne izlendiği ve nasıl izlendiğidir.

AAP Güncel Kılavuzu:

• 2 yaş altı için ekran önerilmiyor
• 2-5 yaş: günde en fazla 1 saat, ebeveynle birlikte kaliteli içerik
• 6 yaş üzeri: katı süre yerine tutarlı aile kuralları ve denge

Yemek masası ekransız olmalı. Sınır koymak sevgisizlik değil, ebeveynlik işlevinin ta kendisidir.

Çizgi Filmler, Korkular ve Gerçeklik Algısı

Çocuklar Fantezi ile
Gerçekliği Tam
Ayırt Edemez.

Skibidi Toilet gibi içerikler tuvaletten korku yaratabilir; MOMO gibi görseller ise zihinlerde derin bir yara açabilir. Çocuğun izlediği içerikleri bilmek, terapist için bir zorunluluktur — çünkü bu figürlerin her birinin sembolik bir temsili vardır.

Ergenler ve Kendine Zarar Verme

'Bak, Acı Çekiyorum'
Mesajının Bedenle
Yazılmış Hali

Ergende kendine zarar verme girişimi, çoğunlukla duygusal ağrıyı fiziksel ağrıyla yönetme ya da görünür olma çabasıdır. Bu yüzden ergeni yargılamadan 'görme' kapasitesi, terapistin en kritik becerisidir.

Bölüm 7 — Sistem Gözüyle Bakmak
07
Danışan Asla İzole Değildir

Sorunlar İlişkiler İçinde Doğar.

Anne-Babanın Ortak Tutumu

Tutarsızlık,
Güvensizlik ve
Manipülatif Örüntüler

Çocuklar çelişen mesajları çok iyi okur ve boşlukları kullanır. Ebeveynler arasındaki tutarsızlık, çocukta hem güvensizlik hem manipülatif örüntüler geliştirir. Kural koymada ve kararlılıkta ortak hareket etmek, çocuk için en güçlü güven zeminidir.

Çiftleri Önce Birlikte Görmek

İlişki Dinamiği
Sadece Birini Dinleyerek
Anlaşılmaz.

İkisi bir aradayken sergilenen etkileşim — kim keser, kim susar, kim savunur — tanısal açıdan çok daha zengindir. Çiftler ayrı ayrı gelmek isteseler bile, ilk seansta birlikte gelmelerini istemek çok daha doğru bir başlangıç noktası sunar.

Bilgili Danışan, Test Eden Danışan

Bilgi Sahibi Olmak,
Farkındalık
Anlamına Gelmez.

Sosyal medya sayesinde bugünün danışanları çok daha bilgili geliyor. Danışan tanı cümlesi duymak isteyebilir. Terapist bunu ne onaylamalı ne de reddetmeli — derinlemesine keşfetmeye yönlendirmelidir.

Yeni Terapist: Vaka Göremiyorsanız Literatür TarayınYeni olmak, gelişmemeyi meşrulaştırmaz. Vaka göremediğiniz dönemde vaka temelli makaleler, süpervizyon ve vignette çalışmaları teorik zemini güçlendirir. Pratik beklentisi, teorik hazırlığı engellememelidir.

Bu Alan Bir Deniz,
Ben de Bu Denizdeki
Küçük Bir Kayıkçı

Bu yazıyı bitirirken içimde tuhaf bir his var. Hem doluluk hem de küçüklük. İkisi aynı anda, yan yana.

Psikolojik danışmanlık ve terapi alanı gerçekten bir deniz gibi. Ucu bucağı yok. Ne kadar ilerlersen ilerle, ufuk hep biraz daha uzakta duruyor. Yeni bir kavram öğreniyorsun, ardından o kavramın kaç yıllık tartışmanın üzerine oturduğunu görüyorsun. Bir teknik öğreniyorsun, altında bir felsefe, onun altında başka bir insan anlayışı var.

Ve ben bu denizdeki küçük bir kayıkçıyım.

Bu atölye bana küreği daha sıkı tutmayı öğretti. Ama daha da önemlisi — denize saygı duymayı. Karşıma oturacak insanın hayatına dair ne kadar az şey bildiğimi, ne kadar dikkatli ve alçakgönüllü olmam gerektiğini hatırlattı.

Bu alan var olmanın anlam taşıdığı alanlardan biri. Bir insanın en karanlık, en savunmasız, en gerçek anlarına tanıklık etmek — bu hem büyük bir sorumluluk hem de inanılmaz bir onurdur.

Notlarımı okuyorum ve her maddenin arkasında bir insan yüzü canlanıyor. Henüz tanımadığım, ama bir gün karşıma oturacak olan biri. O kişiye layık olmak için öğrenmeye, sorgulamaya, büyümeye devam edeceğim.

Kürek elimde, deniz önümde. Yola devam.

"Bir insanın en karanlık, en savunmasız, en gerçek anlarına tanıklık etmek — bu hem büyük bir sorumluluk hem de inanılmaz bir onurdur."

Vaka Formülasyonu ve Danışmanlık Pratiği Atölyesi · 2026 · Teknopsikoloji

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ürekenlğe Karşı Durgunluk: GABE NEWELL VAKASI

HL3 Çıkmayacak | TeknoPsikoloji 2026 TeknoPsikoloji — Analitik Başyapıt 2026.03.29 ● YENİ YAYINDA Sayı 07 — Oyun Psikolojisi ÜRETKENLİĞE KARŞI DURGUNLUK GABE NEWELL VAKASI Gabe Newell, yaratıcılık ve bekleyişin psikolojisi üzerine bir analiz. Erikson'dan Vroom'a, Zeigarnik'ten Wabi-Sabi'ye. ...

Kuantum ve Tevafuk ilişkisi, Senkronisite

Felsefe · Psikoloji Tesadüf mü, Anlam mı? Senkronisite, Kuantum ve Tevafukun Ortak Sırrı Jung'un psikolojisi, kuantum fiziği ve Doğu'nun kadim bilgeliği aynı şeyi mi söylüyor? Psikoloji · Felsefe                                                                        Jung · Kuantum · Doğu Asya Tam doğru an aradınız. Aklınızdan geçen biri kapıya çıktı. Yıllardır görmediğiniz eski bir arkadaşı düşündünüz, telefon çaldı. Bu anları "tesadüf" diye geçiştirdiniz, değil mi? Ama ya değilse? Carl Gustav Jung, bu tür deneyimlere  senkronisite  adını verdi. Birbirinden bağımsız iki olayın, nedensel bir bağlantı olmaksızın anlamlı biçimde çakışması. Jung bu kavramı ortaya attığında Batı bilim dünyası kaşlarını çattı. Oysa Doğu, bunu yüzyıllardır başka kelimelerle anlatıyordu zaten. Ve bugünün kuantum fiziği, gaye...

Agresif sürüşün Psikolojik Kökleri

Direksiyona Geçtiğimizde Ne Oluyor? Agresif Sürüşün Psikolojik Kökleri Trafikteki öfkemiz sandığımızdan çok daha derin bir yerde başlıyor olabilir. Psikoloji                                                                                                               Melanie Klein · Nesne İlişkileri Trafikteyken sanki başka bir insan olup olmadığınızı hiç düşündünüz mü? Sakin, anlayışlı, sabırlı biri iken direksiyon başına geçer geçmez öfkelenen, sollayan, korna çalan birine dönüşmek... Bu dönüşüm aslında rastlantısal değil. Psikoloji bilimine göre, trafikteki davranışlarımız yüzeyin çok altında yatan, çocukluktan gelen bilinçdışı çatışmaların bir yansıması olabilir. Melanie Klein'ın geliştirdiği  nesne ili...